Soğuk bir eylül akşamındayım şimdi. Mevsimlerden senbahar.
Yağmur taneleri yeryüzüne doğru intihar etmeye meyilli bu yıldızların gökyüzünü
boyadığı gecede. Elimde sönmeye terk edilmiş bir sigara, önümde sonunun nereye
vardığını bilmeden yürüdüğüm bir yolda aklımda tek bir düşünce.‘Sen’. Ve ben şu
an bu yürüdüğüm yolda attığım her adımda seviyorum seni. Öyle seviyorum ki seni
ayaklarım kopana kadar adımlayacakmış gibi. Kalbim her attığında sen geliyorsun
dilimin ucuna ve ben avaz avaz ‘AŞK’ diye bağırıyorum. Sen aşksın bende ve bu
değişmeyecek kalsan da gitsen de. Gözlerimi her kapadığımda göz kapaklarımın
altına ilmik ilmik işlediğim yüzün geliyor gözlerimin önüne ve ben sana bir
kere daha aşık oluyorum. Ama sevgili hani an geliyor uzaklaşıyorsun ya benden
aldığım her nefes hüznü hatırlatıyor bana. Nefes almak güçleşiyor, seni içime
çekmek isterken senin yokluğun yakıyor ciğerlerimi. Yapma sevgili, ne olur
gitme benden. Kızma da bana olur mu? Bu güzelliği benden başkası sahiplenecek
diye korkuyorum. Kıskançlığım da bundandır biraz da. Bi başkası baksın
istemiyorum o baktığımda dünyayı unuttuğum gözlerine benim baktığım gibi.
Yüreği yerinden çıkacak gibi olmasın kimsenin benden başka seni gördüğünde. Ya
da ne bileyim sevgili, benden başka kimse güne senin olmak için uyanmak
istemesin. Anla be sevgili seviyorum seni. Sevdiğim kadar da kıskanıyorum işte.
Elimden gelse, alıp seni gökyüzünde bir yıldızın üstüne bırakacağım. Gün gelir
de yeryüzüne düşerse o yıldız sen de gönlüme düş diye. Aslına bakarsan kimse ulaşamasın
diye benden başka göndermek istiyorum seni yıldızlara. Kızıyor musun şu an
bana? Kızma. Gözlerimin içine bak. Bak ve benim sensiz olamayacağımı bir
başkasına da yar olamayacağını anla. Unutma sevgili ben bir tek seni aşk bildim
ve aşkım kelimesi bir tek sana söylendiğinde anlam buldu bende. Şimdi gidiyorum
sevgili. Yarın gelirim diyemem ama bil ki yarın yine seveceğim seni…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder