Çok mu şey istedim senden? Bi hayatı bana neden çok gördün?
Ben senin için her şeyi göze almışken neden sen bir hiç için uzaklaştın benden?
Sorarım sana sevgili çok mu zordu biraz da olsa yaklaşman? Ya da şunu söyle
bana sevgili bilmiyor muydun bir adım gelsen bana, bin adım koşmaya razı
olduğumu o bir gülüşüne dünyalarımı vermeye hazır olduğum sana? Senin de için
acıyor mu benim gibi? Her gece o hayat dolu gözlerini benim karanlıklar içinde
kaldığım geceye kapatırken, bir an olsun düşüyor muyum aklına? Sen ile ben bi
‘Biz’ olmayı beceremedik. Neden diye hiç düşündün mü? Sen kendini benimle hiç
ama hiç düşünmedin. Hiçbir gece yatağına girdiğinde dua etmedin benim olmak
için. Uykusuz kalmadın mesela geceleri. Benim gibi ağlamadın da, bilirim.
Sokaklarda tek başına beni düşünerek gezerken hiç kendini bulmadın ıssız bir
sokakta yalnız ve kimsesiz. Bütün dünya yedi harikasını kabul etmişken, sen
benim dünyamın tek harikası olmayı hiç istemedin. Nasıl sevdiğimi, sevdiğim
için neler yapabileceğimi hiç merak da etmedin. Ben senin yüzünü görürken
heyecanlanırken, o güzelliği yüzüne vuran için hiç ama hiç kıpırdamadı benim
için. Sen sevgili, evet sen; hiçbir zaman ben olamadın. Bir kalbin sahibi olmak
varken, sen hep kalp kırmayı tercih ettin. Üzülmedin de, farkındayım. Çünkü
sen, hiçbir zaman benim gibi sevmedin. Ben ise öylesine saf sevdim ki seni
taşıyamadı bu yüreğim de her gece bir yıldıza yazdım ismini. Her biri indiğinde
gökyüzünden yine kalbimin tam ortasına düştü de yeniden yandı içim. Her deniz
kenarına gittiğim de seni seviyorum yazdım gözyaşlarımla o uçsuz bucaksız
denize. Bir gün sen de benim gibi seversen görürsün diye. Ama sen sevgili, o
yüreğinde beni hiç taşımadın. Bir an bile göremedin yüreğimdeki yangınları.
Sevmekten usanmadım ama bu gidişin, benden uzak kalışın yıprattı bedenimi.
Hoşça kal sevdiğim, bu sefer de ben gidiyorum senden. Bir gün olur da seversen
eğer, yüreğinin içine bak yeter…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder