Yine puslu bir gecenin ortasındayım. Mevsimlerden senbahar.
Hafif rüzgarlı, birazda sen kokulu bir mevsimin içinde özlüyorum seni. Bu gece
biraz daha yakınım vuslata sanki. Ya da kokunu hissettiğimden dolayı bir
yanılgının içine düştüm sevgili. Ne kadar daha yanılırım bilmem. Bu özleme bu
kalp daha ne kadar dayanır diye sorarsan eğer, son demlerindeyim gücümün.
Sussam olmuyor, içimdekileri sana dökmek isterken susmak yakışmıyor benliğime.
Ve sevgili artık avaz avaz içime sustuğum çığlıklarımı dışa vurma vakti. Bu
gece binlerce soruyla geldim sana. Ya ver bu cevapları ya da ikimiz de
birbirimize susalım. Ya da sevgili bir başka deyişle susalım da bir ömür
birbirimize susayalım. Ne sen tam sen olabilesin. Ne de ben sensiz kendimi
tamamlayabileyim. Hazırsan başlıyorum sevgili. Hadi söyle bana, senle ben bir
‘BİZ’ olmayı neden beceremedik. Binlerce kişi korkmadan tutarken sevdiğinin
ellerinden biz seninle birbirimize neden el gibi davrandık. Söyle sevgili neden
yan yana olmak varken, senin nefesini iliklerime kadar hissetmek varken, ben
seni sensiz yaşıyorum? Gözlerini gözlerime hapsetmek isterken, neden kör ettin
bu gözlerimi hasretinden? Her gece yatağa girerken seni bana bahşettiği için
Allah’a şükretmek varken, neden ellerimi açıp benim olmanı diliyorum hala. Sahi
sevgili ben her gece dua ediyorum bir gün senle ben biz olalım diye. Söyle
sevgili sence boşuna mı bunca dua? Hiçbir zaman benim olmayacak mısın? Ben bir
gün hüzünlenip ağlarken veya ne bileyim karanlıklardan korktuğumda sarılacak
tek bir beden bulamayacak mıyım? Of sevgili of aslında daha çok soru var
aklımda asılı kalan. Bir ömrü yetiremezsin cevaplamaya. Artık bazılarını içime
susuyorum. Cevabını sen değil sensiz geçen geceler versin diye bekliyorum
uykusuz, sensiz, sevgisiz bir halde. Ve sen sevgili tek bir cevapla bütün bu
soruları darmadağın edebilirsin bende. Nasıl mı sevgili? İki bedeni tek beden
olmaya hükmederek. Yani kısacası sevgili senle beni biz yaparak. Çok da bir şey
istemiyorum aslında senden. Tek bir kelime ‘Evet!’. Hadi sevgili ne olursun
daha fazla bekleme. Mecalim yok artık her gün bir daha ölmeye. Her şeyi bırak
bir kenara. Ve öyle bir gel ki bana sadece biz olmaya gel. Ben hala bıraktığın
yerde bıraktığın gibiyim. Acele et…
Hayat tecrübelerinizi kağıda dökünce daha da acı oluyor. Acıyı sevmek zevke dönüştüyse , yazmaktan hiç kaçmayın.
4 Eylül 2014 Perşembe
Hoşça Kal
Neden gittin? Bu bendeki aşkı nasıl oldu da bir hiçe tercih
ettin. Hiç mi sızlamadı için? Terk ederken düşünmedin mi bu hala yanan
yüreğimi? Ah sevgilim ah binlerce soru var aklımda yitip giden duyguların
ardında kalan. Ve tek başıma cevaplamam mümkün değil sensiz ben artık hiçbir
şeyi başaramam biliyorum. Ne halde olduğumu sorma sakın bana. Ben bunu artık
sana dahi anlatamam. Düşenin halinden düşen anlar misali her aşk acısı çekenin
yanında buluyorum kendimi. Bazen bir köşe başında, bazen ıssız kimsesiz bir
evde bazen de dalgalarıyla boğuşan bir denizin tam da kenarında. Bazen ise
sadece senden sonra ardından bana kalan yalnızlığımda buluyorum kendimi. Bir
tek sen yoksun buralarda. Bir tek sen. Dert ortağı olmuyor yanımdakiler. Unut
diyorlar unut bitsin. Başkası mı yok sanki sev gitsin diyorlar. Hiç kimse
bilmiyor benim bu yaralı yüreğimi sana mühürlediğimi. Ben sevgilim, evet o terk
ettiğin ben hala bir gün dönersin diye bi yanımda yalnızlığımla seni bekliyorum
aciz ve sana muhtaç halde. Bir deniz kenarındayım şimdi. Rüzgar estikçe kalbime
doğru içimde hala acıyan seni hissedebiliyorum. Ve eminim sevgili olmayacak.
Ben seni unutmayı başaramayacağım. Çünkü sevgili unutmak için sevmedim ben
seni. Ben seni bi ömür ol ömrüme diye sevdim, ben seni benim olasın diye
sevdim. Ben seni bir gün bırakasın diye değil koskoca bir ömür beni sev diye
sevdim. Ben seni başkalarının yanında gül diye değil, ağlayacaksak bile
birlikte olsun diye sevdim. Ben bütün geceler ay ışığını yerine gülüşüne dalıp
uyumak için sevdim. Sabahıma güneş doğsun diye değil, benim hayatımın güneşi
sen olasın diye sevdim. Ben seni özlemek için değil, vuslatım sen olasın diye
sevdim. Sonuna kadar değildi benim sevgim. Çünkü yoktu bu sevginin sonu. Ya
kalbimi söküp alacaklardı benden içindeki senle, ya da ben seni kelimenin tam
anlamıyla hep sevecektim. Ben sevgili şuramda saklıyorum seni hem de ta
derinlerinde. Kolay değil bu denli sevmek. Bir gün eğer sende seversen beni bu
denli ben yine bıraktığın gibiyim. Biraz yaralı, biraz yalnız. Bir gün olur da
haykırmak istersen beni sevdiğini, hiç tereddüt etme söyle istediğin gibi. Kim
bilir duyarım da belki sesini bir gün seve seve koşarım o gözlerine hapsolduğum
sana tekrar bu sensizliğimde bana tek yoldaş olan sigaranın beş para etmez hale
getirdiği ciğerlerimle sana. Şimdi gitme vakti sevgili. sakın geç kalma. Bir
gün haykırdığında duymazsam sesini, bil ki sonsuzluğa uçmuşumdur o senden kalan
yalnızlığımda. Ben sen gittiğinden beri hiç hoşça kalamadım ama sevgilim sen
hoşça kal olur mu? Sen hoşça kal.
Sen Bana Haramsın
Şişede durduğu gibi durmuyormuş bardağıma doldurulan her
içki. Ben bunu sana veda ettikten sonra anladım sevgili. Hayata umutla
bakamazmış insan yalnız kalınca. Beni yalnızlığıma terk ettiğin günden beri hiç
umut edemedim ben. Kalbinde biri daha nefes alırken cesaretli olurmuş her
seven. Ben sen gittiğinden beri korkuyorum karanlıklardan. Ne olursa olsun
sevgili saran varsa şu aciz bedenini işte o zaman üşümezmişsin hiç. Ben, sen
beni terk ettiğinden beri her an tir tir titriyorum içime içime. Bir insan sevilince
güçlü kalabiliyormuş hayatta. Sen bende sustuktan sonra hep ezik kaldı bi
tarafım. Gittiğinden beri hiç güçlü kalamadım. Evet sevgilim, sen bu bedenden
gittiğinden beri hiç ama hiç mutlu kalamadım. Mecalim de yoktu aslına bakarsan.
Ne sevmeye, ne ayakta kalmaya, ne de gülmeye. Ama kızmıyorum sana da, haklı
sebeplerin vardı belki kendince. Ve o sebeplerdi beni sana, seni de bana
özlettiren geçen onca zamanda. Alışır gibiyim artık yokluğuna. Sadece içten içe
yaşadığım bir özlem, biraz sevgi kırıntısı, biraz hasret, biraz vuslat umudu.
Hepsi bu kadar sevgili. onları da bir bir atıyorum bedenimden. An geliyor
özlüyorum seni. O senden bana kalan yaralı yüreğime tuz serpiyorum ve çektiğim
acıdan unutuyorum özlemini. Çektiğim hasretin sonunda yaşayamayacağım vuslatın
umudunu da kaybediyorum senin bana dönmediğin her saniye. Sevgi kırıntılarını
sorarsan sevgili her birini gün be gün gökyüzünde özgürlüğüne bırakıyorum. Bil
sevgili ben artık seni sevmiyorum. Çünkü sevgili sen artık haramsın bu bedene.
O her aklıma geldiğinde gittiğim tekellerde aldığım ve biraz sonra bardağıma
dolacak içkiler kadar haramsın bana artık. Sen benim bedenime artık günahsın
sevgili. Gittiğinden bu yana her gece dönsün bana diye yalvardığım Allah’a
etmediğim şükürler kadar günahsın. Sen artık bana sadece zararsın sevgili. uykusuz
kaldığım nice gecelerde senin şerefine içilmiş ama ciğerlerimi paramparça eden
sigaralar kadar zararsın. Ve sevgili artık bana hiç olamayacağın kadar uzaksın.
İki dünya bir araya gelse de bir daha beni asla yanında bulamayacaksın. Hoşça
kal…
Kaydol:
Yorumlar (Atom)